Hala sultan olarak tanınan kadın sahabi:
ÜMM-İ HİRAM -2
İslâmiyeti
yaymak uğrunda şehit olmak, Ümm-i Hiram’ın en büyük arzusuydu. Çünkü
şehitler hakkında Peygamber efendimiz buyurmuştu ki:
(Şehitleri yıkamayınız! Çünkü kıyamet
gününde her yere miskü anber gibi koku saçacaklardır.)
(Şehidin kul borcundan başka bütün
günahlarını Allahü teâlâ affeder.)
(Şehitler cennetteki nimetleri
görünce, “Keşke, Allahın bize neler ikram ettiğini, kardeşlerimiz de
bilselerdi de cihaddan çekinmeseler, çarpışmaktan korkup düşmandan yüz
çevirmeselerdi” derler.)
Ordunun içindeydi
Bu müjdelerin yanında birkaç günlük
zahmetin hiç kıymeti olmadığını, en iyi Peygamberimizin arkadaşları
biliyordu. Çektikleri eziyet ve sıkıntılar, bunu çok güzel anlatıyordu.
Ümm-i Hiram da, bu arzu ve istekle, yaşının çok ileri olmasına rağmen
ordunun içindeydi.
Mısır’dan gelen İslâm askerleri de,
kendileriyle birleşince, Kıbrıs Rumlarına, müslüman olmalarını, yoksa
cizye vermelerini, bunu da kabul etmezlerse savaş yapacaklarını
bildirdiler. Kıbrıslılar teslim olmayacaklarını bildirince, şiddetli
çarpışma oldu. Kıbrıs Rum donanması İstanbul’a kaçtı.
Hz. Ümm-i Hiram, çok yaşlı olmasına
rağmen, yerinde duramıyor, bir an önce neticeye varmak istiyordu. Genç
askerler, Hz. Ümm-i Hiram’ın bu hâline şaşıyorlar, ona bakarak gayrete
geliyorlardı. Rumların donanması kaçınca, savaş sahilde devam etmeye
başladı. İslâm askerleri, bir çıkarma hereketiyle iç kısımlara daldılar.
Askerlerle çıkarmaya katılan Hz. Ümm-i Hiram, Larnaka yakınlarında
atının ayağının sürçmesiyle düşerek, çok özlediği şehitliğe kavuştu.
İslâm askerlerinin karşısında tutunamayan Rumlar eman dilediler. Barış
teklif edip, cizye vermeyi kabul ettiler.
Hz. Ümm-i Hiram’in kabri Kıbrıs’ta
Larnaka şehrinin Tuz Gölü kıyısındadır. Osmanlılar Kıbrıs adasını 1570
senesinde fethedince, kabrini imar ettiler. Hala Sultan deyip, kabri
üzerine türbe, yanına tekke ve cami yaptırdılar. Böylece Ümm-i Hiram
Resulullahın haber verdiği gibi, deniz yoluyla sefere katılıp şehit
olmuştu.
Toplarla selamlarlardı
Ümm-i Hiram âlemlere rahmet olarak
yaratılan, iki cihan sultanı Peygamber efendimizin akrabası, eshab-ı
kiramdan ve şehit olması gibi pek çok üstünlükler sahibidir. Fazilet ve
kemâli çoktur. Resulullah efendimize hizmet edip, hürmet gördü.
Kabrinden dahî yüzyıllardır feyz ve
bereket saçmaktadır. Osmanlılar zamanında ve sonrasında, gemiler, Hala
Sultan türbesi istikametinden geçerken, toplarını çevirirler ve mübarek
makamı ziyaret maksadı ile selamlarlardı.
Ümm-i Hiram’in tam ismi bilinmemektedir.
Babası Milhan bin Halid, annesi Mülkiyye binti Malik’tir. Hazrec
kabilesinin Benî Neccar koluna mensuptur.
Geri Dön |