HİCAZ4588 - Amr İbnu Avf
radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Bu din Hicaz'a çekilecek. Tıpkı yılanın deliğine çekildiği gibi. (Allah'a
kasem olsun)! Yaban keçisinin dağın tepesine sığınması gibi, din de Hicaz'a
sığınacaktır. Bu din garip olarak başladı, tekrar garipliğe dönecektir.
Gariplere ne mutlu. O garipler ki, benden sonra insanların sünnetimden
bozdukları şeyi ıslah edecektir."
Tirmizi, İman 13, (2632).
4589 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"Kalabalık ve kalp katılığı şarktadır. İman ise Hicaz ahalisi içerisindedir."
Müslim, İman 92, (53).
ARAP YARIMADASI
4590 - Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm'ı işittim, şöyle diyordu:
"Şeytan artık Arap yarımadasında namaz kılanların kendisine ibadet
etmelerinden ümidi kesti. Ancak onları aldatacaktır."
Müslim, Münafikûn 65, (2812).
4591 - İBnu Şihâb anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular
ki: "Cezîretü'l-Arab'ta iki din içtima edemez!"
İbnu Şihab devamla der ki: "Hz. Ömer bu meseleyi, kesin bir kanaat ve yakin
elde edinceye kadar araştırdı. Gördü ki, Resûlullah gerçekten bunu söylemiş.
Bunun üzerine Hayber yahudilerini sürgün etti."
Muvatta, Câmi' 18, (2, 892, 893).
Mâlik der ki: "Hz. Ömer radıyallahu anh, Necrân ve Fedek yahudilerini sürgün
etti. Hayber yahudilerine gelince, onlar kendilerine meyve ve arazi
gelirlerinden herhangi bir hak tanınmadan orayı terkettiler. Fedek yahudilerinin
(Durumu farklı idi; meyvenin yarısı, arazinin yarısı onlarındı. Çünkü Resûlullah
aleyhissalâtu vesselâm, onlarla meyve ve arazinin yarısı üzerine sulh yapmış
idi.) Hz. Ömer onlara meyvenin yarısını, arazinin yarısını; altın, gümüş, ip ve
semer nev'inden kıymet biçti ve onlara değerini vererek onları da oradan sürdü."
4592 - Hz. Ömer radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm'ın şöyle söylediğini işittim:
"Arap yarımadasından hıristiyan ve yahudileri mutlaka çıkaracağım, orada
müslüman olmayanı bırakmayacağım."
Said İbnu Abdilaziz der ki: "Arap yarımadası, el-Vadi'(l-Kurâ)'dan Yemen'in
uzak kısmına, Irak sınırına, denize kadar olan kısımdır."
Müslim, Cihad 63; Ebu Davud, Harac 28, (3030); Tirmizi, Siyer 43, (1606).
YEMEN
4593 - Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"Size Yemenliler geldi. Onlar, ince ruhlu ve yufka yürekli insanlardır. İman
Yemenlidir, hikmet de Yemenlidir. Küfrün başı şark cihetindedir. Böbürlenme ve
kibirlenme deve besleyenlerdedir. Sükûnet ve vakar koyun (besleyenler)dedir."
Buhari, Menakıb 1, Megazi 74, Bed'ü'l-Halk 14; Müslim, İman 84, (52);
Tirmizi, Fiten 61, (2244).
ŞAM
4594 - İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah
aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Bir hicretten sonra bir hicret daha olacak. Arz ehlinin hayırlılarına Hz.
İbrahim'in hicret ettiği yer (Şam) gereklidir. Arzda, ahalisinin şerirleri
kalır. Arzları, onları (öbür dünyaya) atar. Allah Teâla da onlardan hoşlanmaz.
Onları ateş, maymunlar ve hınzırlarla birlikte haşreder."
Ebu Davud, Cihad 3, (2482).
4595 - Zeyd İbnu Sabit radıyallahu anh anlatıyor: "Biz bir gün Resûlullah
aleyhissalâtu vesselâm'ın yanında idik. Parçalar üzerinde Kur'ân (ayetlerini)
tanzim ediyorduk. Aleyhissalatu vesselam:
"Şam'a ne mutlu!" buyurdular. Ben: "Bu mutluluk nereden geliyor ey Allah'ın
Resûlü?" diye sordum.
"Çünkü, buyurdular, (Rahman'ın) melekleri onun üzerine kanatlarını
geriyorlar!"
Tirmizi, Menakıb, (3949).
4596 - İbnu Havâle radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"Bu iş, sizin birkısım toplu gruplara ayrılmanıza müncer olacak: Şam'da bir
grup, Yemen'de bir grup, Irak'da bir grup!"
Ben: "Ey Allah'ın Resûlü! dedim. O güne erdiğim takdirde (bunlardan en
hayırlısı hangisi ise şimdiden) bana seçiverin!" dedim.
"Öyleyse dedi, sana Şam'ı tavsiye ederim! Çünkü orası, Allah'ın, arzında
mümtaz kıldığı yerdir. Allah kulları arasında seçkin olanları oraya tahsis eder.
Ancak (oraya gitmekten) imtina ederseniz, size Yemen'inizi tavsiye eder,
(oradaki) havuzlarınızdan içiin derim. Zira Allah, Şam ve ahalisini (fitnelerden
koruma hususunda) bana garanti verdi."
Ebu Davud, Cihad 3, (2483).
4597 - Ebu'd-Derdâ radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"Ğûta'daki savaş sırasında müslümanların sığınağı, Şam şehirlerinin en
hayırlısı olan Dımeşk denen şehrin yakınındadır."
Ebu Dâvud, Melâhim 6, (4298), Sünnet 9, (4639).
4598 - Abdurrahman İbnu Süleyman anlatıyor: "Acem krallarından bir kral
gelecek, Dımeşk hariç bütün şehirler üzerinde hakimiyet kuracak."
Ebu Davud, Sünnet 9, (4639).
BEYTU'L-MAKDİS
4599 - Meymune radıyallahu anha anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü! dedim, bize
Beytu'l-Makdis hakkında fetva verin!"
"Ona gidin, içinde namaz kılın!" buyurdular. -O zaman her tarafta savaş
vardı. (Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bu durumu nazar-ı itibara alarak
sözlerini şöyle tamamladılar:)- "Gidip, içinde namaz kılamıyorsanız, hiç olsun
kandillerinde yanacak zeytinyağı gönderin!"
Ebu Dâvud, Salat 14.
VECC
4600 - Hz. Zübeyr radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"Vecc (vadisin)in avı ve ağaçları haramdır. Allah için haram kılınmıştır."
Ebu Davud, Menasik 97, (2032).
MESCİDÜ'L-AŞŞÂR
4601 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm'ı işittim. Buyurmuştu ki:
"Allah Teâla Hazretleri, Mescidu'l-Aşşâr'dan, Kıyamet günü birkısım şehidleri
ba's eder (yeniden diriltir) ki, Bedir şehidleriyle sadece onlar kalkar."
Ebu Davud, Melahim 10, (4308).
Ebu Davud der ki: "Mescidu'l-Aşşâr, Übülle'de (Fırat) nehrinin hemen
yanındaki mesciddir."
BAZI NEHİRLER
4602 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"Seyhan, Ceyhan, Fırat ve Nil cennet nehirlerindendir."
Müslim, Cennet 26, (2839).