TEŞEKKÜR958 -
Üsâme İbnu Zeyd (radıyalahu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu
vesselâm) buyurdular ki:
"Kim, kendisine yapılan bir iyliğe karşı, bunu yapana: "Cezâkellâhu hayran
(Allah sana hayırlı mükâfaat versin!)" derse teşekkürü en mükemmel şekilde
yapmış olur."
Tirmizî, Birr 86, (2036).
959 - Hz.Câbir (radıyalahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu
vesselâm): "Kim bir ihsana mazhar olursa, bulduğu takdirde karşılığını hemen
versin, bulamazsa, verene senâda bulunsun. Zira onu övmekle, teşekkürünü yerine
getirmiş olur. Ketmeden (karşılık vermeyen) nankörlük etmiş olur" dedi.
Tirmizî'nin rivayetinde şu ziyâde var: ". . . Kim de kendisine verilmeyenle
süslenirse iki yalan elbisesi giyen gibi olur."
Tirmizî, Bir 86, (2035); Ebu Dâvud, Edeb 12, (4813, 4814).
960 - Ebu Saîd (radıyalahu anh)'den gelen bir rivayette, Resûlullah (aleyhissalâtu
vesselâm) şöyle buyurmuştur: "Halka teşekkürde bulunmayan Allah'a da şükretmez."
Tirmizî, Bir 35, 1955); Ebu Dâvud, Edeb 12, (4811).
961 - Hz. Enes (radıyalahu anh) anlatıyor: "Muharcirler hicretle Medine'ye
gelip (Ensar'ın yardımlarını gördükleri) vakit şöyle dediler:
" Ey Allah 'ın Rasûlü ! Biz, çok maldan böylesine cömertce veren, az maldan
da yardımı böylesine güzel yapan aralarına inmiş bulunduğumuz şu Medinelilerden
başka bir kavmi hiç görmedik! Bize bedel işlerimizi yaptılar, hayatımızı düzene
koymada yardımcı oldular. Biz (hicret ve ibadetlerimizle kazandığımız)
sevapların hepsini onlar alacak diye korkuyoruz !"
Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) onlara şu cevabı verdi: " Hayır! Onlar
sizin dua ve teşekkürlerinizden hâsıl olan sevabı alacaklar. "
Tirmizî, Kıyâmet 45, (2489); Ebu Davud, Edeb 12, (4812).