SARIKLAR5196 - Muhammed İbnu
Rükâne, babası radıyallahu anh'tan anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm
buyurdular ki:
"Bizimle müşrikler arasındaki fark, kalansuveler üzerindeki sarıklardır."
Ebu Dâvud, Libas 24, (4078); Tirmizi, Libâs 47, (1785).
5197 - Ebu'l-Müleyh babası radıyallahu anh'tan anlatıyor: "Resûlullah
aleyhissalâtu vesselâm:
"Sarık sarın da hilminiz ziyadeleşsin!" buyurdular." Ravi devamla der ki:
"Hz. Ali radıyallahu anh da: "Sarıklar Arapların taçlarıdır" buyurdular.
Hadis, Teysîr'de Ebu Dâvud'a nisbet edilmiş ise de, onda mevcut değildir.
Camiu's-Sağîr'de mevcuttur (1, 555).
5198 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm başına sarık sardığı zaman, ucunu iki omuzu arasından sarkıtırdı."
Tirmizî, Libâs 12, (1736).
5199 - Abdurrahman İbnu Avf radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah
aleyhissalâtu vesselâm bana bir sarık sardı, onu önümden ve arkamdan birkaç
parmak sarkıttı."
Ebu Dâvud, Libâs 24, (4079).
5200 - Amr İbnu Hureys radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm'ı gördüm, üzerinde siyah bir sarık vardı. İki ucunu omuzları arasından
sarkıtmıştı."
Müslim, Hacc 453, (1359); Ebu Dâvud; Libâs 24, (4077); Nesâî, Zînet 109, (8,
211).
5201 - Ebu Kebşe el-Enmârî anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'ın
ashabının kalansuveleri geniş idi."
Tirmizî, Libâs 40, (1783).
KAMİS VE İZAR
5202 - Esmâ Bintu Yezîd İbni's-Seken radıyallahu anhâ anIatıyor: "Resülullah
aleyhissalâtu vesselâm'ın gömleğinin kolu bileğe kadardı."
Tirmizî, Libâs 28, (1765); Ebu Dâvud, Libâs 3, (4027).
5203 - Alâ İbn Abdirrahman babasından naklediyor: "Ebu Saîd radıyallahu anh'a
izar hakkında sordum. Dedi ki:
"Tam bilene düştün! Resülullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle demişti:
"Mü'minin izarı bacağın yarısına kadar uzanmalıdır. Burası ile topuklar
arasında olmasının da bir günahı yok. Ama topuktan aşağı inen kısım ateştedir.
Kim de, gururla izarını (yerde) sürürse Kıyamet günü Allah ona (rahmet) nazarı
ile bakmaz."
Muvatta, Libas 12, (2, 914, 915); Ebu Dâvud, Libas 30, (4093); İbnu Mâce,
Libas 7, (3573).
Ebu Dâvud'un rivayetinde "Kıyamet günü" ibaresi mevcut değildir.
5204 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm izar hakkında ne söylemişse o, kamîs hakkında da muteberdir."
Ebu Dâvud, Libas 30, (4095).
İZARIN SARKITILMASI
5205 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm: "Allah, elbisesini kibirle sürüyene bakmaz" buyurmuştur. Hz. Ebu Bekr
radıyallahu anh:
"Ey Allah'ın Resülü! İzârım salık durumda, dikkat etmezsem sürünüyor" dedi.
Aleyhissalâtu vesselâm:
"Sen, bunu kibirle yapanlardan değilsin!" cevabını verdi."
Buhârî, Libas 5, 1, 2, Fezâilu Ashâb 5, Edeb 55; Müslim, Libas 45, (2085);
Ebu Dâvud, Libas 28, (4085); Nesâî, Zînet 102, 105, (8, 206).
KADIN İZARLARI
5206 - İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm:
"Kim elbisesini gururla yerde sürürse, Kıyamet günü Allah ona (rahmet
nazarıyla) bakmaz!" buyurmuştu. Ümmü Seleme atılarak:
"Öyleyse kadınlar zeyllerini ne yapacaklar?" diye sordu.
"Bir karış salarlar!" buyurdu. Ümmü Seleme:
"Bu taktirde ayakları açılır!" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Öyleyse bir zirâ salsınlar, bunu daha da artırmasınlar! buyurdular."
Tirmizi, Libâs 9, (1731,); Nesâi, Zinet 106, (8, 209); Ebu Dâvud, Libas 40,
(4119).
İHTİBA VE İŞTİMAL
5207 - Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm'ı bir örtü ile ihtiba etmiş gördüm. Örtünün saçağı ayaklarının üzerine
dökülmüştü."
Ebu Dâvud, Libâs 23, (4075).
5208 - Yine Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalatu
vesselâm, sammâ sarınmasını ve tek bir giysi içerisinde ihtiba oturuşunu
yasakladı."
Ebu Dâvud, Libas 25, (4081); Tirmizi, Edeb 20, (2768); Nesâî, Zînet 18, (8,
210).
5209 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm, şu iki çeşit giyinmekten men etti: "Sammâ sarınması ki bu, üzerinde
bir başka giysi olmadığı halde giysisini omuzuna koyup bir yarısını açık
bırakması ve namazda iki elini de sarmasıdır. Diğer giyinme de, fercini örtecek
kadar olmayan tek giysisi içinde ihtiba tarzında oturmasıdır."
Buhâri, Libâs 20, 21, Büyü' 62, 63, Salât 10, Mevâkît 30, 31, Savm 67;
Müslim, Büyü' 2, (1511); Muvatta, Büyü 76, (2, 666); Ebu Dâvud, Libâs 25,
(4080); Tirmizi, Libâs 24, (1758); Nesâî, Büyü' 23, 25 (7, 259-260).
KADIN BÜRGÜLERİ
5210 - Ümmü Seleme radıyallahu anhâ anlatıyor: "Cenab-ı Hakk'ın şu (mealdeki)
kavl-i şerifleri indiği zaman, "Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve
mü'minlerin hanımlarına söyle. Evlerinden çıktıklarında dış örtülerini
üzerlerine alsınlar.. " (Ahzâb 59) Ensâr kadınları başlarında (siyah) örtüden
kargalar taşıyor oldukları halde dışarı çıkarlardı."
Ebu Dâvud, Libas 32, (4101).
5211 - Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Esmâ Bintu Ebi Bekr radıyallahu
anhümâ, üzerinde ince bir elbise olduğu halde Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm'ın huzuruna girmişti. Aleyhissalâtu vesselâm, ondan yönünü ters
istikamete çevirdi ve:
"Ey Esmâ! Kadın hayız yaşına girdi mi ondan sadece şunun ve şunun dışında
hiçbir yerinin görünmesi câiz değildir!" dedi ve yüzü ile ellerine işaret etti."
Ebu Dâvud, Libâs 34, (4104).
5212 - Dihye el-Kelbi radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm'a (Mısır'dan), (beyaz renkli ve ince olan) kubâtî kumaşlar
getirilmişti. Bana ondan bir kupon verdi ve:
"Bunu ikiye böl, bir parçayı kendine kamîs yap, diğerini hanımına ver.
Bununla kendine bürgü yapsın!" buyurdular. (Ayrılmak üzere Dıhye) geri dönünce:
"Hanımına söyle, bunun altına bir astar koysun da bedenini vasfetmesin!"
buyurdular."
Ebu Dâvud, Libâs 39, (4116).
5213 - İbnu Abbâs radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Ümmü Seleme radıyallahu
anh , evinde iken de cilbâbesini (başörtüsünü) fazilet ümidiyle üzerinden hiç
çıkarmazdı."
Rezîn tahric etti.
5214 - İmam Mâlik rahimehullah'a ulaştığına göre, Abdullah İbnu Ömer'in bir
cariyesi vardı. Hz. Ömer onu, hürlerin kıyafetine bürünmüş vaziyette görünce bu
davranışını normal karşılamayıp müdahale etti. (Kızı Hafsa'nın yanına girip:
"Oğlan kardeşinin cariyesini halkın içine karışmış görmedin mi, hürlerin
kıyafetine bürünmüş değil mi?" dedi ve Hz. Ömer bu hali hoş karşılamadı)."
Muvatta, İsti'zân 44, (2, 981).
AYAKKABI GİYİNME
5215 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki: "Biriniz ayakkabı giyince sağdan başlasın, çıkarırken de
soldan başlasın ya ikisini birlikte giysin, ya ikisini birlikte çıkarsın)"
Müslim, Libas 67, (2097).
5216 - Bir rivayette de: "Sakın kimse tek ayakkabı ile yürümesin, ya ikisini
de çıkarsın, yahut ikisini de giyinsin" buyrulmuştur.
Buhâri, Libâs 39; Müslim, Libâs 68, (2097); Muvatta, Libas 14, 15, (2, 916);
Ebu Dâvud, Libâs 44, (4139); Tirmizî, Libâs 37, (1780).
5217 - Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm ayakkabı giymede, başını taramada, temizlikte ve bütün işlerinde sağdan
başlamayı severdi."
Buhârî, Salât 47, Vudü 31, Et'ime 5, Libas 38, 77; Müslim, Tahâret 67, (268);
Ebu Dâvud, Libas 44, (4140); Tirmizî, Salât 428, (608); Nesâî, Tahâret 90, (1,
78).
5218 - Hz. Ebu Hureyre ve Hz. Enes radıyallahu anhüma anlatıyorlar:
"Resülullah aleyhissalâtu vesselâm kişinin ayakta giyinmesini yasakladı."
Tirmizî, Libas 35, (1776, 1777). Bu hadisi Ebu Dâvud Hz. Câbir radıyallahu
anh'tan rivayet etti : Libâs 44, (4135).
5219 - İbnu Abbas radıyallahu anhüma diyor ki: "Kişi oturduğu zaman,
ayakkabılarını çıkarıp (sol) yanına koyması sünnettir."
Ebu Dâvud, Libas 44, (4138), Salât 89, (648).
5220 - Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm, katıldığımız bir gazvede buyurdular ki:
"Ayakkabıları çoğaltın. Çünkü kişi ayakkabı giydiği müddetçe binmeye devam
eder."
Müslim, Libas 66, (2096); Ebu Dâvud, Libas 44, (4133).
5221 - İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm'ı sebtiyye ayakkabısını giyerken gördüm. Sebtiyye ayakkabısı, üzerinde
hiç tüy bulunmayan ayakkabıdır. Aleyhissalâtu vesselam bu ayakkabı içinde abdest
alıyordu. Ben bu ayakkabıyı giymeyi severim."
Nesâi, Tahâret 95, (1, 80), Zinet 67, (7,186).
5222 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm'in ayakkabısında parmak arasına geçen atkısı vardı."
Buhârî, Libâs 41, Ebu Dâvud, Libâs 44, (4134); Tirmizî, Libâs 33, (1773,
1774); Nesâî, Zinet 117, (8, 217).
5223 - İbnu Ebî Müleyke anlatıyor: "Hz. Aişe radıyallahu anhâ'ya: "Kadın
(erkeğe mahsus) ayakkabı giyer mi?" diye sorulmuştu:
"Resülullah aleyhissalâtu vesselâm kadınlardan erkekleşenlere lanet etti!"
diye cevap verdi."
Ebu Dâvud, Libâs 31, (4099).
5224 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm kadın elbisesini giyen erkeğe ve erkek elbisesini giyen kadına lanet
etti."
Ebu Dâvud, Libas 31, (4098).
ZİNETİN TERKİ
5225 - Muâz İbnu Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"Kim muktedir olduğu halde tevazu maksadıyla (Allah için) (kıymetli) elbise
giymeyi terkederse, Allah Kıyamet günü, onu mahlukatın başları üstüne çağırır ve
dilediği iman elbisesini giymekte onu muhayyer bırakır."
Tirmizi, Kıyamet 40, (2483).
5226 - Hz. İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"Kim şöhret elbisesi giyerse, Allah ona zillet elbisesi giydirir."
Bir rivayette de şöyle denmiştir: "...Kıyamet günü Allah ona onun aynısını
giydirir, sonra içinde ateşi tutuşturur."
Ebu Dâvud, Libas 5, (4029, 4030).
SÜSLENME
5227 - Ebu'l-Ahvas babasından naklen diyor ki: "Üzerimde âdi bir elbise
olduğu halde Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanına gelmiştim. Bana:
"Senin malın yok mu?" diye sordu.
"Evet var!" cevabıma:
"Hangi çeşit maldan?" sorusunu yöneltti.
"Her çeşit maldan Allah bana vermiştir (deve, sığır, davar, at, köle,
hepsinden var)" demem üzerine:
"Öyleyse Allah Teâlâ hazretleri sana bir mal verdiği vakit Allah'ın verdiği
bu nimetin eseri ve fazileti senin üzerinde görülmelidir!" buyurdular."
Nesâi, Zinet 83, (8,196).
5228 - Muhammed İbnu Yahya İbnu Hibbân anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"Sizden biri bolluğa erince iş elbisesinden başka bir de cuma elbisesi
edinirse üzerine (bir vebal) yoktur."
Ebu Dâvud, Salât 219, (1078); İbnu Mâce, İkametu's-Salât 82, (1095).
5229 - Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm, bize binek hayvanlarımızı güden bir adamımızı gördü. Üzerinde eskimiş
(çizgili) iki parçalı giysi vardı.
"Onun bu eskilerden başka giyeceği yok mu?" buyurdular. Evet var dedim.
Çamaşır torbasında iki giysisi daha var, ben onları giydirmiştim."
"Öyleyse çağır onu da, bunları giysin!" emrettiler. (Çağırdım, emr-i Nebeviyi
söyledim), o da onları giyindi. Geri gitmek üzere dönünce, Aleyhissalâtu
vesselâm:
"Nesi var (da bu yenileri giymiyor?) Allah boynunu vurasıca! Bu daha hoş
değil mi?" buyurdular. Adam bu sözü işitti ve: "Allah yolunda mı (boynum
vurulsun) ey Allah'ın Resülü?" dedi.
"Evet buyurdular, Allah yolunda!" Adam Allah yolunda öldürüldü."
Muvatta, Libas 1, (2, 910).
5230 - İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm şu iki kıyafeti yasakladı: Çok yüksek kıyafet, çok düşük kıyafet."
Rezin tahric etmiştir.
ELBİSE ÇEŞİTLERİ
5231 - ÜmmÜ Seleme radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm'ın en ziyade sevdiği elbise kamîs idi."
Ebu Dâvud; Libâs 3, (4025); Tirmizî, Libâs 28, (1762, 1763).
5232 - Süveyd İbnu Kays anlatıyor: "Ben ve Mahrefetu'I-Abdî, Hecer'den bez
alıp, Mekke'ye getirdik. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (yanımıza) gelip
bizimle bir şalvar pazarlık etti ve satın aldı. Fiyatını bize tartıp ödedi.
Tartan kimseye de: "Tart (ve ibreyi lehine) kaydır!" emretti."
Ebu Dâvud, Büyü' 7, (3336); Tirmizi, Büyü' 66, (1305); Nesâi, Büyü' 54, (7,
284).
5233 - Misver İbnu Mahreme radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah
aleyhissalâtu vesselâm, (ashabına) birkısım kaftanlar taksim etti, fakat (babam)
Mahreme'ye hiçbir şey vermedi. Bunun üzerine babam:
"Haydi Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'a gidelim!" dedi ve beraber gittik.
Bana: "Gir de Aleyhissalâtu vesselâm'i bana çağır!" dedi. Ben de çağırdım.
Resûlullah, üzerinde dağıttığı kaftanlardan biri olduğu halde dışarı çıktı ve
"Bunu senin için sakladık!" buyurdu. Sonra Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm
babama baktı ve: "Mahreme râzı oldu!" buyurdu."
Buhâri, Farzu'l-Humus 11, Libâs 12; Müslim, Zekât 129, (1058); Ebu Dâvud,
Libâs 4, (4028); Tirmizi, Edeb 53, (2819); Nesâi, Zinet 100, (7, 205).
5234 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam
en çok, hıbere (denen Yemen'de mamul, çubuklu) kumaştan giyinmemizi severdi."
Buhari, Libas 18; Müslim, Libâs 32, (2079); Ebu Dâvud, Libas 15, (4060);
Tirmizi, Libas 45, (1788); NesâÎ, Zinet 95 (8, 203).
5235 - İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Harüriyye (denen Hâriciler)
çıktığı zaman Hz. Ali radıyallahu anh'ın yanına geldim. Bana:
"Şu adamlara bir uğra!" dedi. Ben de mevcut Yemen hullelerinin en güzelini
giydim."
Ebu Zümeyl der ki: "İbnu Abbâs radıyallahu anhüma yakışıklı ve gür sesli
biriydi." İbnu Abbâs der ki:
"Harurîlerin yanına vardım. Bana:
"Hoş geldin ey İbnu Abbâs! Bu takımın da ne?" dediler. Ben:
"Beni ayıplıyor musunuz? Ben Resülullah aleyhissalâtu vesselâm üzerinde
mümkün olan en güzel elbiseyi gördüm!" dedim."
Ebu Dâvud, Libâs 8, (4037).
5236 - Abdülvâhid İbnu Eymen babasından anlatıyor: "Hz. Aişe'nin yanına
girdim. Üzerinde kalın Yemen bezinden yapılmış fiyatı beş dirhem olan bir elbise
bulunuyordu. Hz. Aişe:
"Gözünü cariyeme kaldır da ona bir bak! Zira o, şimdi benim giydiğim, şu
elbiseyi evin içinde giymekten arlanır. Halbuki, Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm zamanında benim o (kaba kumaş)tan bir elbisem vardı. Medine'de zifaf
için süslenen her kadın gelip o elbiseyi benden iâreten alırdı."
Buhârî, Hibe 34.
5237 - Muğîre İbnu Şu'be radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm'a üzerinde yünden şâmî bir cübbe olduğu halde abdest suyunu döktüm.
Cübbenin yenleri dar idi. Elini çıkar(ıp cübbenin yenlerini çemre)mek istedi.
Fakat kol dar gelince, (cübbeyi omuzuna atarak) ellerini bedeninin altından
çıkardı ve yıkadı."
Tirmizî, Libas 30, (1768, 1769).
5238 - Ümmü Seleme radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm'ın en ziyade sevdiği elbise kamîs idi."
Ebu Dâvud; Libâs 3, (4025); Tirmizî, Libâs 28, (1762, 1763).
BEYAZ
5239 - İbnu Abbâs radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"Elbiselerden beyaz olanları giyin. Çünkü onlar en hayırlı giyeceklerinizdir.
Ölülerinizi de beyazla kefenleyin."
Tirmizi, Cenâiz 18, (994); Ebu Dâvud, Tıbb 14, (3878).
KIRMIZI
5240 - Hilâl İbnu Âmir babasından naklediyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm'ı Mina'da halka hitap ederken gördüm. Sırtında kırmızı bir bürde vardı
ve katırının üzerinde idi. Hz. Ali radıyallahu anh da önüne durmuş,
Aleyhissalâtu vesselâm'ın söylediklerini tekrarlıyordu."
Ebu Dâvud, Libas 21, (4073).
5241 - Hz. Bera radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm
orta boylu idi. Ben onu kızıl bir hulle içerisinde gördüm. Ben Aleyhissalâtu
vesselâm'dan daha güzel bir şeyi hiç görmedim."
Buhârî, Libas 35, Menâkıb 23; Müslim, Fezâil 91, (2337); Ebu Dâvud, Libas 21,
(4072); Tirmizî, Libas 4, (1724); Nesâî, Zînet 94, (8, 203).
5242 - İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhüm anlatıyor: "Üzerinde kırmızı
renkli iki giyecek bulunan bir adam geldi ve Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'a
selam verdi. Ama Aleyhissalâtu vesselâm adamın selamını almadı."
Ebu Dâvud, Libâs 20, (4069); Tirmizî, Edeb 45, (2808).
5243 - Benî Esedden bir kadın anlatıyor: "Bir gün, Resülullah aleyhissatâtu
vesselâm'ın zevcelerinden Zeyneb'in yanında idim ve kızıl toprakla onun
elbiselerini boyuyorduk. Biz bu işle meşgulken Resülullah aleyhissalâtu vesselâm
çıkageldi. Ancak kızıl toprağı görünce geri döndü. Zeynep bu hali görünce,
Aleyhissalâtu vesselâm'ın bunu mekruh addettiğini anladı ve derhal elbiselerini
yıkadı ve bütün kırmızılığı örttü. Aleyhissalâtu vesselâm geri döndü ve âniden
geldi. (Boyadan) hiçbir şey görmeyince içeri girdi."
Ebu Dâvud, Libâs 20, (4071).
5244 - İmrân İbnu Husayn radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Resûlullah
aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Ben erguvan (koyu kızıl) renkli şeyin üzerine binmem. Ne sarıya boyanmışı,
ne de (eteşinin ucuna, yakasına, yenine) ipekli geçirilmiş gömleği giymem.
Bilesiniz erkeğin sürünme maddesi kokuludur, renksizdir. Bilesiniz kadının
sürünme maddesi renklidir kokusuzdur."
Ebu Dâvud, Libâs, 11, (4048); Tirmizi, Edeb 30, (2789).
SARI
5245 - İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Resûlullah
aleyhissalâtu vesselâm üzerimde sarıya boyanmış iki giysi görmüştü. Derhal:
"Bunu giymeni annen mi sana emretti?" diye sordu. Ben: "Bunları yıkayayım mı,
ey Allah'ın Resulü" dedim.
"Hattâ yak onları!" buyurdular."
Bir rivayette: "Bu, kâfirlerin kıyâfetidir, sakın bunları giyme!" buyurdular"
denmiştir.
Müslim, Libas 27, (2077); Ebu Dâvud, Libâs 20, (4066, 4067, 4068); Nesâî,
Zinet 96, (8, 203, 204).
5246 - Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm,
kasîy (yol yol ipek bulunan keten) kumaşla sarıya boyanmış kumaşı yasakladı."
Ebu Dâvud, Libâs 11, (4044); Tirmizî, Libas 5, (1725); Müslim Libâs 29,
(2078).
YEŞİL
5247 - Ebu Remse radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm'in üzerinde iki yeşil giysi gördüm."
Ebu Dâvud, Libâs 19, (4065); Tirmizi, Edeb 48, (2813); Nesâî, Zînet 97, (8,
204), Iydeyn 16, (3,185).
SİYAH
5248 - Ümmü Hâlid Bintu Hâlid İbni Sa'îd İbni'I-Âs radıyallahu anhüma
anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a benekli siyah bir giysi
getiriImişti.
"Bunu kime giydirmemi uyşun bulursunuz?" buyurdular. Herkes susmuştu.
"Bana Ümmü Hâlid'i getirin!" emrettiler. Beni yanına götürdüler. Giysiyi
elleriyle bana giydirdi ve sonra da:
"Üstünde eskit, üstünde eskit!" diye iki sefer tekrarladılar. Siyah kumaşın
beneğine bakıyor, eliyle de bana işaret ediyor ve:
"Ey Ümmü Hâlid! Bu senna (güzel), ey Ümmü Hâlid bu sennâ!" diyordu. Sennâ,
Habeşistan dilinde güzel demekti."
Buhârî, Libâs 22, 32,188; Menâkıbu'l-Ensar 37, Edeb 17; Ebu şâvud, Libas 1.
İPEĞİN TAHRİMİ
5249 - Ebu Osman en-Nehdî anlatıyor: "Ömer İbnu'l-Hattâb radıyallahu anh, biz
Utbe İbnu Ferkad ile Azerbaycan'da iken bize şöyle yazmıştı:
"Ey Utbe, (bu mal) ne senin emeğin, ne babanın emeği ne de annenin emeğidir.
Öyleyse mü'minleri, evlerinde, kendi evinde doyduğun şeyden doyur. Zevk için
yemekten ve şirk ehlinin zinetinden, ipekli giymekten kaçın. Zira Resülullah
aleyhissalâtu vesselâm şu kadarı hariç ipekli giymekten yasakladı ve Resûlullah
bize orta ve işaret parmağını kaldırarak birbirine bitiştirdi."
Buhârî, Libâs 25; Müslim, Libâs 12, (2069); Ebu Dâvud, Libâs 10, (4042);
Nesâî, Zinet 93, (8, 202); İbnu Mâce, Libas 18, (3593).
5250 - Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm
bir miktar ipek alıp sağ avucuna koydu, bir miktar da altın alıp sol eline
koydu, sonra da:
"Şu iki şey ümmetimin erkek kısmına haramdır!" buyurdu."
Ebu Dâvud, Libas 14 (4057); Nesâi, Zinet 40, (8, 160).
Tirmizi ve Nesai de Ebu Musa'dan gelen diğer bir rivayette: "Ümmetimin
erkeklerine, ipek elbise ve altın haram kılındı, kadınlarına helal kılınndı"
buyrulmuştur.
5251 - İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Resülullah aleyhissalatu
vesselam buyurdular ki:
"Dünyada ipeği, ahirette nasibi olmayanlar giyer."
Buhari, Libas 25, Müslim, Libas 6, (2063), Nesai, Zinet 91, 201).
5252 - Ebu Ümame radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"İpeği dünyada giyen, âhirette giyemez."
Buhâri, Libâs 25; Müslim, Libâs 23, (2075); Nesâî, Zinet 91, (8, 200).
5253 - İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: "(Babam) Ömer radıyallahu anh
satılmakta olan atlas bir elbise gördü. Onu Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'a
getirip:
"Ey Allah'ın Resülü! Bunu satın al da bayramlarda ve taşradan gelen
heyetlerin karşılanması sırasında tecemmülen giyin!" dedi. Resülullah
aleyhissalâtu vesselâm:
"Bu, (ahirette) nasibi olmayanların giysisidir" buyurdular. Sonra Hz. Ömer,
Allah'ın dilediği kadar kaldı. Aleyhissalâtu vesselâm ona atlastan mâmul bir
cübbe gönderdi. Ömer gelerek:
"Ey Allah'ın Resülü! Siz(ipek hakkında): "Bu, (ahirette) nasîbi olmayanların
giyeceğidir" demiştiniz. Sonra bana bunu gönderdiniz, (hikmeti nedir?)" dedi.
Aleyhissalâtu vesselâm, buna karşılık:
"Bunu, sana bizzat giyesin diye göndermedim. Bilakis, satasın ve parasıyla
ihtiyaçlarını göresin diye göndermiştim" buyurdular."
Buhârî, Libâs 30, Cum'a 7, lydeyn 1, Büyü' 40, Hibe 27, 29, Cihâd 177, Edeb
9, 66; Müslim, Libâs 6, (2068); Muvatta, Libâs 18, (2, 917, 918); Ebu Dâvud 10,
(4040, 4041); Nesâî, Zînet 84, 86, 87, (8, 196-198).
5254 - Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm
bana siyerâ (denen yol yol sarı kalemli dokunmuş ipek) kumaştan bir takım elbise
giydirdi. Sonra ben onu giyip çıktım. (Resülullah bunu üzerimde görünce bana
kızmıştı), öfkesini yüzünde görüyordum. Hemen dönüp, onu hanımlarım arasında
başörtüsü yapmaları için taksim ettim."
Buhârî, Libâs 30, Hibe 27, Nafakât 11; Müslim, Libâs 19, (2071); Ebu Dâvud,
Libâs 10, (4043); Nesâî, Zînet 85, (8,197).
5255 - Müslim'in bir diğer rivayetinde şöyle denmiştir: "Dûmetu'l-Cendel şefi
Ukeydir, Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'a ipek bir elbise hediye etti.
Aleyhissalâtu vesselâm da onu Hz. Ali radıyallahu anh'a verdi ve:
"Bunu Fatımalar arasında taksim et!" buyurdu."
Müslim, Libâs 18, (2071).
İPEKTEN MÜBAH OLAN MİKTAR
5256 - İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm saf ipekten yapılmış elbiseyi yasakladı. Ama alem olarak konan ve
kumaşın direzisinde kullanılan ipeğe yasak yoktur."
Ebu Dâvud, Libâs 12, (4055).
5257 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm
Zübeyr İbnu'l-Avvâm ve Abdurrahmân İbnu Avf radıyallahu anhümâ için
kendilerindeki uyuz sebebiyle ipekli giymelerine izin verdi."
5258 - Bir rivayette de şöyle denmiştir: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'a
(hacc sırasında) bitten şikayet ettiler. Aleyhissalâtu vesselâm onlara
katıldıkları gazveleri sırasında ipek gömlekler giymeye ruhsat tanıdı."
Buhârî, Libâs 29, Cihad 91; Müslim Libâs 25, (2076); Tirmizî, Libâs 2,
(1722); Ebu Dâvud, Libâs 13, (4056); Nesâî, Zînet 93, (8, 202).
5259 - Süveyd İbnu şafele anlatıyor: "Hz. Ömer radıyallahu anh el-Câbiye'de
halka hitap ederek: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm iki, üç veya dört parmak
yeri hariç, ipek giymeyi yasaklamıştı!" dedi."
Müslim, Libâs 12, (2069).
YÜN HAKKINDA
5260 - Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm siyah bir bürde (hırka) yaptım, bunu giydi. İçinde terlediği zaman
ondan yün kokusu hissetti. Bunun üzerine o hırkayı çıkarıp attı. Aleyhissalâtu
vesselâm güzel kokudan hoşlanırdı."
Ebu Dâvud, Libâs 22, (4074).
5261 - Ebu Bürde İbnu Ebî Müsa el-Eş'ârî anlatıyor: "Hz. Aişe radıyallahu
anhâ'nın yanına girdim. Bana yamalı bir giysi ve kaba bir izar çıkardı ve
"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şu iki (parça)nın içinde vefat etti!" dedi."
Buhârî, Humus 5, Libâs 19; Müslim, Libâs 35, (2080); Ebu Dâvud, Libâs 8,
(4036); Tirmizî, Libas 10, (1733).
5262 - Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm, bir sabah üzerinde, siyah kıldan yapılmış desenli bir giysi olduğu
halde çıktı."
Müslim, Libâs 36, (2081); Ebu Dâvud, Libâs 6, (4032); Tirmizî, Edeb 49,
(2814).
5263 - İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu
vesselâm buyurdular ki:
"Hz. Musa aleyhisselâm'ın Rabbi Teâlâ hazretleriyle konuştuğu gün, üzerinde
yünden bir şalvar, yünden bir cübbe, yünden bir kisâ, yünden küçük bir serpuş
(takke) vardı. Ayağında da ölü eşek derisinden mamul bir ayakkabı vardı."
Tirmizî, Libâs 10, (1734).
MİNDER VE YASTIKLAR
5264 - Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm'in minderi deridendi ve içi hurma lifiyle dolu idi."
Buhârî, Rikâk 17; Müslim, Libâs 38, (2082); Ebu Dâvud, Libâs 45, (4146,
4147); Tirmizî, Libâs 27, (1762).
5265 - Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm'a (evde bulunması gereken) yataklar zikredilmişti. Şöyle buyurdular:
"Kişinin kendisi için bir yatak, kadın için bir yatak, misafir için bir yatak
lazımdır. Dördüncü yatak şeytanadır."
Ebu Dâvud, Libas 45, (4142); Nesâi, Nikâh 82, (6, 135); Müslim, Libas 41,
(2084).
5266 - Hz. Câbir İbnu Semûre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah
aleyhissalâtu vesselâm'ın bir yastığa solu üzerine yaslandığını gördüm."
Ebu Dâvud, Libâs 45, (4143); Tirmizî, Edeb 23, (2771).
5267 - Ebu'I-Melih, babası radıyallahu anh'tan anlatıyor: "Resülullah
aleyhissalâtu vesselâm vahşi hayvanların derilerinden yaygı yapılmasını
nehyetti."
Ebu Dâvud, Libâs 43, (4132); Tirmizî, Libâs 32, (1771); Nesâî, Fere' 12,
(7,176).
5268 - Utbe İbnu Abdi's-Sülemî radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah
aleyhissalâtu vesselâm'dan beni giydirmesini talep ettim. Bunun üzerine bana iki
parça hayşe (âdi keten) bezi giydirdi. Kendimi, bununla arkadaşlarım arasında en
iyi giyinmiş gördüm."
Ebu Dâvud, Libâs 6, (4032).