KISKANÇLIK BÖLÜMÜ4276 - Hz. Ebu
Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular
ki: "Allah kıskançtır, mü'min de kıskançtır. Allah'ın kıskanması, mü'minin
Allah'ın haram ettiği şeyi yapmasıdır."
Buhari, Nikah 107, Müslim, Tevbe 36, (2761); Tirmizi, Rada' 14, (1168).
4277 - İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm'ı işittim, şöyle diyordu: "Allah'dan daha kıskanç kimse yoktur. Bu
sebeptendir ki fevahişin açığını da kapalısını da haram kıldı. Medihten Allah
kadar hoşlanan bir kimse de yoktur. Bu sebeptendir ki nefsini medhetmiştir."
Buhari, Nikah 107, Tefsir, en'am 7, Tefsir, A'raf 1, Tevhid 15; Müslim, Tevbe
33, (2760); Tirmizi, Daavat 97, (3520).
4278 - Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Sa'd İbnu Ubade
radıyallahu anh dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü, ben zevcemle birlikte bir adam
yakalasam, dört şahid getirinceye kadar ona mühlet mi tanıyacağım?"
"Evet!" buyurdu Aleyhissalatu vesselam. Sa'd:
"Asla dedi, seni hakla gönderen Zât-ı Zülcelâl'e yemin olsun, şahid aramazdan
önce kılıncımı indiririm."
Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:
"Şu efendinizin söylediğine bakın! Evet (biliyoruz ki) o kıskanç bir adamdır.
Ama ben ondan da kıskancım, Allah da benden kıskanç."
Müslim, Li'an 16, (1498); Muvatta, Akdiye 17, (2, 737); Ebu Davud, Diyat 12,
(4532).
4279 - Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm bir gece yanımdan çıkıp gitmişti. (Benim nöbetimde) hanımlarından
birinin yanına gitmiş olabilir diye içime kıskançlık düştü. Geri gelince halimi
anladı ve:
"Kıskandın mı yoksa?" dedi. Ben de:
"Evet! Benim gibi biri senin gibi birini kıskanmaz da ne yapar?" dedim.
Aleyhissalatu vesselam:
"Sana yine şeytanın gelmiş olmalı" dedi. Ben:
"Benimle şeytan mı var?" dedim.
"Şeytanı olmayan kimse yoktur" dedi.
"Seninle de var mı?" dedim
"Evet, Ancak ona karşı Allah bana yardımcı oldu da müslüman oldu!" buyurdu."
Müslim, Münafikün 70, (2815); Nesai, İşretü'n-Nisa 4, (7, 72).
4280 - Yine Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Safiyye radıyallahu anha
gibi güzel yemek yapanı görmedim. (Bir defasında) Resûlullah aleyhissalâtu
vesselâm benim odamda iken, Safiyye ona yemek yapıp (göndermişti). Çok şiddetli
bir kıskançlık hissettim. Öyle ki beni bir titreme sardı. (Gidip) kabını kırdım,
sonra da pişman oldum ve:
"Ey Allah'ın Resûlü dedim, yaptığım bu hareketin keffâreti nedir?"
"Tabağa aynıyla tabak, yemeğe misliyle yemek!" buyurdular."
Ebu Davud, Büyü 91, (3568); Nesai, İşretu'n-Nisa 4, (7, 71).