AYAKTA İÇMENİN HÜKMÜ
CEVAZ İFÂDE EDEN HADİSLER
2216 - İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissâlâtu
vesselâm)'a zemzemden sundum, ayakta olduğu halde içti."
Buhârî, Eşribe 16, Hacc 76; Müslim, Eşribe 120, (2027); Tirmizî, Eşribe 12,
(1883); Nesâi, Hacc 165, (5, 237).
Bir rivâyette: "Resülullah Beytullah'ın yanında iken su istedi, ben ona bir
kova getirdim" denmiştir.
Bir diğer rivâyette şu ziyade gelmiştir: "İkrime o gün (Resülullah'ın) deve
üzerinde olduğu hususunda yemin etti."
2217 - Tirmizî ve Nesâî'nin bir rivâyetinde şöyle denmiştir: "Resülullah
(âleyhissalâtu vesselâm) zemzemi ayakta içti."
2218 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Biz, Resûlullah
(aleyhissalâtu vesselam) devrinde yürürken yer, ayakta iken içerdik."
Tirmizî, Eşribe 11, (1881); İbnu Mâce, Et'ime 25, (3301).
2219 - İmâm Mâlik'e ulaştığına göre Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali
(radıyallâhu anhüm) ayakta oldukları halde (su) içiyorlardı."
Muvatta, Sıfâtu'n-Nebî 13, (2, 925).
AYAKTA İÇMENİN HÜKMÜ
AYAKTA YEYİP İÇMEKTEN MEN EDEN HADİSLER
2220 - Hz. Enes (radıyallâhu anh): "Resülullah (aleyhissâlâtu vesselâm)
ayakta içmeyi yasakladı" demişti. Kendisine:
"Ya yemek? (Bu husustaki hüküm nedir)" diye soruldu.
"Bu dâha şiddetle yâsâktır!" dedi veya şöyle dedi.
"Bu dâhâ şerli, dâhâ kötü!"
Müslim, Eşribe 113. (2024); Tirmizî, Eşribe 11, (1880); Ebü Dâvud, Eşribe 13,
(3717).
2221 - Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu
vesselâm) şöyle buyurdular:
"Sizden kimse sakın ayakta içmesin. Kim unutarak içerse hemen kussun."
Müslim, Eşribe 116, (2026).
KAPLARIN AĞZINDAN İÇMEK
CEVAZ İFADE EDEN HADİSLER
2222 - Kebşetu'l-Ensârî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah
(aleyhissalâtu vesselâm) yanıma girmişti. (Duvarda) asılı olan bir kırbanın
ağzından ayakta su içti. Ben hemen kırbaya gidip ağzını kestim."
Tirmizî, Eşribe 18, (1893); İbnu Mâce, Eşribe 21, (3423).
Rezin şu ziyadeyi ilave etmiştir: "(Kestiğim bu kısmı) su içerken kullanmak
üzere hususî bir maşraba yaptım."
2223 - Ensardan bir zât olan İsa İbnu Abdillah, babasından naklen anlatıyor:
"Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) Uhud günü bir su kabı istedi. (Kap
gelince):
"Kabın ağzını dışa kıvır!" dedi, ben de kıvırdım. Sonra kabın ağzından su
içti."
Ebü Dâvud, Eşribe 15, (3721).
KAPLARIN AĞZINDAN İÇMEK
SU KABININ AĞZINDAN İÇMEYİ YASAKLAYAN HADİSLER
2224 - Ebü Saîd (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (âleyhissalâtu
vesselâm) su kaplarının ağzından içmek için ağızlarının dışa kıvrılmalarını
yasakladı."
Buhârî, Eşribe 23, Müslim, Eşribe 111, (2Q23); Ebü Dâvud, Eşribe 15, (3720);
Tirmizî, Eşribe 17, (1891).
İÇERKEN NEFES ALIP VERMEK
2225 - İbnu Abbas (radıyallâhu anhüm ) anlatıyor: "Resülullah (âleyhissâlâtu
vesselâm) buyurdular ki: "Suyu deve gibi bir solukta içmeyin. İki-üç solukta
(dinlene dinlene) için. Su içerken besmele çekin. Bitirince de Allâh'a
hamdedin."
Tirmizî, Eşribe 13, (1886).
2226 - Hz. Enes'ten Nesâî dışındaki imamların rivâyetine göre: "Resülullah
(aleyhissalâtu vesselâm), suyu üç solukta içerdi."
Müslim ve Tirmizi'nin rivâyetlerinde şu ziyade var: "Resülullah (üç solukta
içer, böyle içmenin) daha doyurucu, (hastalıklara karşı) daha koruyucu ve daha
afiyetli olduğunu söylerdi."
Buhârî, Eşribe 26; Müslim, Eşribe 121, (2028); Tirmizî, Eşribe 13, (1885);
Ebü Dâvud, Eşribe 19, (3727).
2227 - Ebü Katâde (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu
vesselâm) buyurdular ki: "Biriniz su içerken su kabına nefes etmesin."
Buhârî, Eşribe 25, Vudü 18, 19; Müslim, Tahâret 64, (267); Eşribe 121, (267);
Tirmizî, Eşribe 16, (1890); Nesâî, Tahâret 42, (1, 43, 44).
2228 - Ebü'l-Müsennâ el-Cühenî anlatıyor: "Ebü Saîd (radıyallahu anh)
Mervan'ın yanına girmiştir. Mervan ona:
"Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın kaplara solumayı yasakladığını
işittin mi?" diye sordu. Ebü Saîd (radıyallâhu anh):
"Evet!" dedi ve anlattı: "Adamın birisi: "ben bir nefeste su içince bir türlü
suya kanamıyorum (ne tavsiye edersiniz)?" diye sormuştu. Aleyhissalâtu vesselâm
efendimiz:
"Kabı ağzından ayır, nefes al (sonra içmeye devam et)!" buyurdu. Adam:
"Kapta çer-çöp görürsem?" diye sordu. Efendimiz:
"0 takdirde suyu dök!" diye emretti."
Muvatta, Sıfatu'n-Nebî 12, (2, 925); Tirmizî, Eşribe 15, (1888); Ebü Dâvud,
Eşribe 16, (3722); İbnu Mâce, Eşribe 23, (3427).
İÇENLERİN ÖNCELİK SIRASI
2229 - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu
vesselâm)'a bir bardak süt getirilmişti. İçerisine su katıldı. Önce kendisi
içti. Solunda Hz. Ebü Bekir (radıyallâhu anh) vardı, sağında da bir bedevi.
Sütten artan kısmı bedevlye verdi ve:
"(Öncelik hâkkı) sâğındır, sonrâ da onun sağı(ndan devam etsin)!" buyurdu."
Buhârî, Hibe 4, Eşribe 14, 18; Müslim, Eşribe 124, (2029); Muvatta,
Sıfatu'n-Nebi 17, (2, 926); Tirmizî, Eşribe 19, (1894); Ebu Dâvud, Eşribe 19,
(3726).
2230 - Sehl İbnu Sa'd (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu
vesselâm)'a bir içecek getirilmişti. Ondan, önce kendisi içti. Sağında bir
oğlan, solunda da yaşlılar vardı. Oğlana:
"Bardağı şu yaşlılara vermem için bana izin verir misin?" dedi. Oğlan da:
"Ey Allah'ın Resülü, Allah'a yemin olsun bana sizden gelecek nasibime
başkasını asla tercih edemem!" diye cevap verdi. Bunun üzerine Resülullah
(aleyhissâlâtu vesselâm) bardağn onun eline koydu."
Buhârî, Eşribe 19; Müslim, Eşribe 127, (2030).
Rezîn şunu ilave etti: "Zikri geçen oğlan el-Fadl İbnu Abbâs idi."
2231 - İbnu Ebî Evfâ ve Ebü Katâde (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor:
"Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Bir cemaate içecek dağıtan,
en son içer."
Ebü Dâvud, Eşribe 19, (3725); Tirmizi, Eşribe 20, ( 1859). Hadisi Ebü Dâvud
İbnu Ebî Efâ'dan Tirmizî de Ebü Katâde 'den rivâyet etmiştir.
KAPLARIN AĞIZLARININ ÖRTÜLMESİ
2232 - Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu
vesselâm) buyurdular ki: "Kapların ağızlarını örtün, dağarcık (ve tulukların)
ağzını bağlayın."
Buhârî, Eşribe 22, Bed'ü'l-Halk 11,14, İsti'zân 49, 50; Müslim, Eşribe 96-99,
(2012-2014); Ebü Dâvud, Eşribe 22, (3731-3734).
Müslim'in bir rivayetinde şu ziyade var: "Zîra yılda bir gece vardır ki ondâ
veba yağar. Şayet ağzı açık kaba veya bağsız dağarcığa rastlarsa bu vebadan ona
mutlaka iner."
el-Leys dedi ki: "Bizim yanımızdaki acemler bundan kânun-u evvel ayında
sakınırlar."
2233 - Yine Buhârî ve Müslim'de gelen bir rivâyette şöyle denmiştir:
"Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) su istedi. Bir adam:
"Ya Resülullah sana nebiz (şıra) sunmayalım mı?" diye sordu. Efendimiz.
"Evet, sun!" buyurdu."
Râvi der ki: "Adam hızla çıktı ve içinde nebiz (şıra) olan bir bardakla geri
döndü. Resülullah (aleyhissâlâtu vesselâm):
"Ağzını kapamadın mı, hatta üzerine gereceğin bir çöple bile olsa?" dedi ve
nebizi içti."
Müslim'de Ebü Humeyd'den gelen bir rivâyette şöyle buyurulmuştur: "Biz,
geceleyin dağarcıkları bağlamakla emrolunduk. Kapıların da geceleyin
örtülmesiyle emrolunduk."
Hadisin kaynağı önceki hadisin bâblarıdır. Rivayet Ebü Dâvud'da da gelmiştir.
Eşribe 22, (3734).
MÜTEFERRİK HADİSLER
2234 - Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu
vesselâm)'a es-Sükyâ kuyularından tatlı su getirilirdi."
Kuteybe der ki: "O (es-Sükyâ) Medîne ile Mekke arasında iki günlük mesafe
bulunan bir göze idi."
Ebü Dâvud, Eşribe 22, (3735).
2235 - Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu
vesselâm) Ensâr'dan bir zâtın bahçesine girdi. Bu sırada adam, bahçeye su
çevirmekte idi. Resüllulah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Yanınızda şenne (eskimiş tuluk) içerisinde akşamdan kalma suyunuz varsa (ver
de içelim), yoksa, akan sudan ağzımızla içeriz" buyurdu. Adam:
"Evet yanımda soğuk su var!" deyip, kulübeye giderek bir bardağa su koydu,
sonra da üzerine bir keçiden süt sağdı. Efendimiz ondan içti."
Buhari, Eşribe 14, 20; Ebü Dâvud, Eşribe 18, (3724).
2236 - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Ümmü Süleym'in bir bardağı
vardı. (Bu bardakla ilgili olarak) derdi ki: "Ben bu bardakla Resülullah'a her
çeşit meşrubatı sunmuşum: "Su, bal (şerbeti), süt, şıra".
Nesâî, Eşribe 58, (8, 335).
HER SARHOŞ EDİCİ HARAMDIR
2237 - Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu
vesselam) buyurdular ki: "Sarhoşluk veren her içki haramdır."
Buhârî, Eşribe 4, Vudü 71; Müslim, Eşribe 67-68, (2001); Muvatta, Eşribe 9,
(2, 845); Ebü Dâvud, Eşribe 5, (3682, 3687); Tirmizî, Eşribe 2, 3, (1864,1867);
Nesâî, Eşribe 23, 8, (298).
2238 - Bir diğer rivâyette şöyle gelmiştir: "Resülullah (aleyhissalâtu
vesselâm)'a bal şerbetinden sunulmuştu:
"Sarhoşluk veren her içki haramdır!" diye cevap verdi."
Buhârî, Eşribe 4, Vudü 71; Müslim, Eşribe 67-68, (2001); Muvatta, Eşribe 9,
(2, 845); Ebü Dâvud, Eşribe 5, (3682, 3687); Tirmizî, Eşribe 2, 3, (1864,1867);
Nesâî, Eşribe 23, 8, (298).
2239 - Ebü Dâvud'da gelen diğer bir rivâyette (Resülullah'a açıklaması
şöyledir): "Her sarhoş edici şey haramdır. Bir farak (hüp) içildiği takdirde
sarhoşluk veren bir şeyin tek avucu da haramdır."
Tirmizi de gelen bir diğer rivâyette "tek yudumu haramdır" diye gelmiştir.
Buhârî, Eşribe 4, Vudü 71; Müslim, Eşribe 67-68, (2001); Muvatta, Eşribe 9,
(2, 845); Ebü Dâvud, Eşribe 5, (3682, 3687); Tirmizî, Eşribe 2, 3, (1864,1867);
Nesâî, Eşribe 23, 8, (298).
2240 - Ebü Müsa (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah'a "Ey Allah'ın
Resülü, dedim, Yemen'de yapmakta olduğumuz şu iki şarap hakkında bize fetva ver:
Bit'; bu baldandır, şiddetleninceye kadar nebiz yapılır. İkincisi mizr'dir, bu
mısırdan ve arpadan yapılır, bu da şiddetleninceye kadar nebiz yapılır."
Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Ben her sarhoşluk veren şeyi yasaklıyorum" buyurdular."
Buhârî, Megazî 60, Cihâd 164, Edeb 80, Ahkâm 22, Müslim, Cihâd 7, (1733),
Eşribe 70; Ebu Dâvud, Eşribe 5, (3684); Nesâî, Eşribe 23, 24, (8, 298, 299).
2241 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Bir adam Resülullah
(aleyhissalatu vesselâm)'a içeceklerden sormuştu. Efendimiz:
"Kaynayan sarhoş edicilerin hepsinden az da olsa çok da olsa kaçın" cevabını
verdi."
Nesâî, Eşribe 24, (8, 300), 48, (8, 324).
2242 - Abdullah İbnu Amr İbni'l-As (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah
(aleyhissalâtu vesselâm) hamr'dan, kumardan, davuldan, mısır şarabından
yasakladı ve dedi ki: "Her sarhoş edici haramdır."
Ebü Davud, Eşribe 5, (3685).
ALKOLLÜ İÇKİLERİN TAHRİMİ, İÇENLERİN ZEMMİ
2243 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu
vesselam) buyurdular ki: "Her sarhoş edici hamrdır. Ve her sarhoş edici
haramdır. Kim dünyada hamr içer ve tevbe etmeden, onun tiryakisi olduğu halde,
ölürse, ahirette şarab içemez."
Buhârî, Eşribe 1; Müslim, Eşribe 73, (2003); Muvatta, Eşribe 11, (2, 846);
Ebü Dâvud, Eşribe 5, (3679); Tirmizî, Eşribe 1, (1862); Nesâi, Eşribe 22, 46,
(8, 296, 297, 318).
2244 - Yine İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Ömer (radıyallâhu
anh), Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın minberinde şu açıklamayı yaptı:
"Emmâ ba'd, Ey insanlar! Hamr'ın haram olduğu hükmü inmiştir. Bilesiniz ki hamr
(günümüzde ve çevremizde) beş şeyden yapılmaktadır: Üzümden, hurmadan, baldan,
buğdaydan, arpadan. Hamr, aklı örten (her) şeydir."
Buhârî, Eşribe 2, 5; Teysîr, Mâide 10; Müslim, Tefsir 32, (3032); Nesâî,
Eşribe 20, (8, 295); Ebü Dâvud, Eşribe 1, (3669); Tirmizî, Eşribe 8, (1873).
2245 - Hz. Cabir (radıyallâhu anh) buyurdular ki: "Allah, sarhoş ediciyi içen
kimseye tînetu'l-habâl içirmeye ahdetmiştir."
"Tînetu'l-Habâl nedir?" diye sorulunca:
"Cehennemliklerin (vücudlarından, çıkan) terleridir!" diye cevap verdi.
Müslim, Eşribe 72, (2002); Nesâî, Eşribe 49, (8, 327).
2246 - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu
vesselam) hamrla ilgili olarak on kişiye lanet etti: "(Hammaddesinden şarap
yapmak maksadıyla) sıkana ve sıktırana, içene ve sâkilik yapana, (imalathâneden
veya depodan, toptancıdan perakendeciye veya müstehlike kadar) taşıyana ve
taşıtana, satana ve satın alana, bağışlayana, bunun parasını yiyene."
Tirmizî, Büyü 59, (1295); İbnu Mâce, Eşribe 6, (3381).
2247 - Ebü Müsa (radıyallâhu anh) demiştir ki: "Bana göre, ha hamr içmişim,
ha Allah'ı bırakarak şu sütuna tapmışım, ikisi de birdir."
Nesâî, Eşribe 42, (8, 314).
HAMRIN TAHRİMİ VE YAPILDIĞI MADDELER
2248 - İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Hamr aynı ile haram
edilmiştir, (bu sebeple) azı da haramdır, çoğu da; keza her içkiden hâsıl olan
sarhoşluk da (haramdır)."
Nesâî, Eşribe 48, (8, 320, 321).
2249 - en-Nüman İbnu Beşîr (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah
(aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Üzümden hamr yapılır, hurmadan hamr
yapılır, baldan hamr yapılır, buğdaydan hamr yapılır, arpadan hamr yapılır. Ben
sizi bütün sarhoş edicilerden yasaklıyorum."
Ebü Dâvud, Eşribe 4, (3676); Tirmizî, Eşribe 8, (1873).
2250 - Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah
(aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Hamr şu iki ağaçtandır: Hurma ve asma."
Müslim, Eşribe 13, (1985); Tirmizî, Eşribe 8, (1876); Ebü Dâvud, Eşribe 4,
(3678); Nesâî, Eşribe 19, (8, 294).
2251 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) demiştir ki: "Hamr haram edildiği zaman
Medîne'de mevcut beş çeşit içki arasında üzümden yapılan şarap yoktu."
Buhârî, Eşribe 2, Teysîr, Mâide 10.
2252 - Ebü Saîd (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu
vesselam) buyurdular ki: "Allah Teâlâ Hazretleri, hamrı mevzubahis etmektedir.
Muhtemelen onun hakkında bir emir indirecektir. Şu halde, kimin yanında hamr
varsa, onu satsın ve ondan istifade etsin."
Aradan çok geçmedi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) şunu söyledi:
"Allah Teâlâ Hazretleri hamrı haram kılmıştır. Öyle ise, bu ayet kendisine
ulaşan herkes, yanında hamr olduğu takdirde, onu ne satın alsın, ne satsın, ne
de ondan istifade etsin."
Bu emirden sonra halk, hamr olarak evinde ne varsa Medîne sokakIarına götürüp
döktüler."
Müslim, Musâkât 67, (1578).
2253 - Hasan İbnu Ali (radıyallâhu anhümâ) babasından naklen anlatıyor:
"Bedir savaşı ganimetinden hisseme düşen yaşlı bir devem vardı. Resülullah
(aleyhissalatu vesselâm) da humus'dan (o gün) bana yaşlı bir deve daha verdi.
Develerim, Ensar'dan bir zatın hücresinde ıhmış dururken (yanlarına) geldim. Bir
de ne göreyim, develerimin hörgüçleri kesilmiş, böğürleri oyulmuş, ciğerleri de
sökülmüştü. Bu manzarayı görünce kendimi tutamayıp, ağladım.
"Bunu kim yaptı?" diye sordum.
"Hamza yaptı. Şu anda, falanca evde, Ensardan birinin içki meclisindedir.
Şarkıcı câriye ona şarkı okumuş, şarkısında şunları söylemişti" dediler:
"Ey Hamza! şişman yaşlı develere dikkat et,
Onlar avluda bağlıdırlar,
Bıçağı onların sinesine vur,
Pirzola veya benzerini çabuk yap!"
Bu şarkı üzerinde Hamza (radıyallâhu anh) fırlayıp, kılıcı kapıp develerin
hörgüçlerini kesmiş, karınlarını yarmış, ciğerlerini sökmüş."
Hz. Ali (radıyallâhu anh) devamla şunları söyledi: "Ben hemen gidip
Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın huzuruna çıktım. Yanında Zeyd İbnu Hârise
vardı. Beni görünce, başımdan geçenleri yüzümden okudu.
"Neyin var?" diye sordu. Ben:
"Ey Allah'ın Resülü! Bugünkü gibi (dehşetli bir manzara) görmedim. Hamza iki
deveme saldırıp hörgüçlerini kesmiş, böğürlerini yarmış. Hemencecik şurada, bir
içki meclisinde!" dedim. Bunun üzerine Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)
ridâsını istedi, getirdiler, giyip yayan gitti. Biz de arkasına düştük.
Hamza'nın bulunduğu eve kadar geldi.
İzin istedi, buyur ettiler. Girince bir içki meclisiyle karşılaştı.
Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) fiilinden dolayı Hamza'yı ayıplamaya
başladı.
Hamza sarhoştu, gözleri kızarmıştı. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a
baktı, sonra nazar edip aşağıdan dizlerine kadar süzdü, tekrar ayağından
başlayıp beline kadar süzdü, sonra tekrar bakışlarıyla süzerek yüzüne kadar
geldi ve:
"Siz benim babamın kölelerinden başka bir şey misiniz?" dedi. Resülullah
(aleyhissalâtu vesselâm) onun sarhoş olduğunu anladı. Hemen izinin üstüne geri
döndü, çıkıp gitti. Peşinden biz de çıktık.
Bu vak'a hamr'ın haram edilmesinden önce idi."
Buhârî, Hums 1, Büyü 28, Şirb 13, Meğazî 11, Libâs 7; Müslim, Eşribe 2,
(1979); Ebü Dâvud, Harac 20, (2986). Bu kaynakların hiçbirinde şiir tam olarak
mevcut değildir, birinci beytin sadece yarısı mevcuttur.
HARAM VE HELAL OLAN ŞIRALAR
2254 - İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ): "Kim Allah'ın haram kıldığını haram
kılmaktan hoşlanırsa nebîz'i haram kılsın" dedi."
Bir rivayette, Kays İbnu vehb ona: "Benim bir küpcüğüm var, içerisine şıra
koyuyor, şıra kaynayıp durulunca içiyorum" dedi. (İbnu Abbâs) cevaben: "Bu
söylediğin şey ne zamandan beri içeceğini teşkil etmekte?" diye sordu. Kays:
"Yirmi yıldan beri" deyince, İbnu Abbas: "Öyleyse uzun zamandır, damarların su
ihtiyacını pislikten gördü" dedi."
Nesâî, Eşribe 48, (8, 322-323).
2255 - Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah
(aleyhissalâtu vesselam) oruç tutuyordu. Orucunu açacağı vakti kolladım.
Kabaktan mamul bir kap içerisinde yaptığım nebizi getirdim. Nebiz kaynayıp
kabarıyordu. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):
"Bunu şu duvara çal. Zîra artık bu, Allah'a ve ahirete inanmayanların
içkisidir" buyurdu."
Ebü Dâvud, Erşibe 12, (3716); Nesâî, Eşribe 25, (8, 301).
2256 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Bir adam, Resülullah
(aleyhissalâtu vesselâm)'a içerisinde nebiz bulunan bir kadeh getirdi. Efendimiz
bu sırada (Haceru'l-Esved) rüknünün yanında idi. Bardağı ona sundu. Efendimiz,
ağzına kadar götürdü. Ancak nebizin (keskinleşip ekşiliğinin) şiddetlendiğini
gördü ve bardağı sahibine geri çevirdi. (Cemaatten) bir adam:
"Bu haram mıdır ey Allah'ın Resülü?" diye sordu. Hz. Peygamber:
"Bana adamı çağırın!" dedi. Ondan bardağı tekrar aldı. Sonra su istedi sudan
bardağa döküp, tekrar ağzına götürdü (yine keskin bularak alnını buruşturup)
kaşların çattı. Tekrar yine su istedi ve nebize döktü. Sonra da:
"Bu kaplar, size keskinleşir ve kaynamaya başlayacak olursa, içindekinin
sertliğini su ile kırın!" buyurdu."
Nesâî, eşribe 82, (8, 323, 324). İmam Nesâi, hadisi tahric ettikten sonra:
"Bu hadis meşhur değildir (fukahaca pek bilinmiyor), biz bununla ihticâc (edip
amel) etmeyiz" demiştir.
2257 - Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Biz Resülullah (aleyhissalâtu
vesselâm) için sabahleyin tuluk içerisine nebiz kurardık, efendimiz onu
akşamleyin içerdi, akşamdan kurardık sabahleyin içerdi."
Hz. Aişe devamla der ki: "Biz su kabını, biri sabah, biri akşam olmak üzere
günde iki kere yıkardık."
Ebü Dâvud, Eşribe 10, (3711, 3712); Tirmizî, Eşribe 7, (1872); Nesâi, Eşribe
48, (8, 320).
2258 - İbnu Abbas (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu
vesselâm) için kuru üzümden şıra kurulunca, o gün, ertesi gün ve daha sonraki
gün yani üçüncü günün akşamına kadar onu içerdi. Sonra, kalanının hizmetçilere
içirilmesini veya dökülmesini emrederdi."
Müslim, Eşribe 79, (2004); Ebü Dâvud, Eşribe 10, (3713); Nesâî, Eşribe 56,
(8, 333).
2259 - Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu
vesselâm) kuru üzümle hurmanın, taze hurma ile hurmanın karıştırılmalarını
yasakladı ve dedi ki:
"Kuru üzümle hurmayı, koruk hurma ile olgun hurmayı karıştırarak birlikte
nebiz kurmayın."
Buhârî, Eşribe 11, Müslim, Eşribe 16, (1286); Ebü Davud, Eşribe 8, (3703);
Tirmizî, Eşribe 9, (1877); Nesâî, Eşribe 8, (8, 290).
2260 - Ebü Katâde (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu
vesselam) buyurdular ki: "Çağala hurma ile olgun hurmadan beraber nebiz
yapmayın. Olgun hurma ile kuru üzümden de beraber nebiz yapmayın. Herbirinden
ayrı ayrı nebiz yapın."
Müslim, Eşribe 25, (1988); Muvatta, Eşribe 7, (2, 844); Ebü Dâvud, Eşribe 8,
(3704); Nesâî, Eşribe 6, (8, 289); Buhârî, Eşribe 11.
2261 - Hz. Enes İbnu Malik (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah
(aleyhissalâtu vesselam) çağala hurma ile olmuş hurmanın karıştırılıp (nebiz
yapılmasını) sonra da bunun içilmesini yasakladı. Şarap haram edildiği zaman
(Arapların) içeceklerinin tamamını nerdeyse bu teşlkil ediyordu."
Müslim, Eşribe 8, (1981); Nesâî, Eşribe 13, (8, 291, 292).
2262 - Câbir İbnu Zeyd ve İkrime (radıyallâhu anhümâ)'den rivayete göre, her
ikisi de olgun hurmadan tek başına (da olsa yapılan nebizi) mekruh
addediyorlardı ve bu hükmü İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ)'tan alıyorlardı.
İbnu Abbâs "Nebizin, Abdülkays'a yasaklanan müzza olmasından korkuyorum"
derdi. Ben, Katâde'ye: "Müzza nedir?" diye sordum da bana "Hantem (sırlı
seramik) ve müzeffet (ziftlenmiş) denen kaplarda kurulmuş nebiz" diye cevap
verdi."
Ebü Dâvud, Eşribe 9, (3709).
2263 - Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Biz, Resülullah (aleyhissalâtu
vesselam) için kuru üzümden nebiz kurardık, içerisine de hurma atardık."
Ebü Dâvud, Eşribe 8, (3707).
2264 - Bir diğer rivayette şöyle demiştir: "Ben bir avuç kuru üzüm, bir avuç
da hurma alıyor, bunları bir kaba koyuyor, parmaklarımla ovup sonra da (elde
edilen şırayı) Resülullah'a içiriyordum."
Ebü Dâvud, Eşribe 8, (3708).
2265 - Süveyd İbnu Gafle (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Hz. Ömer'in Ebü Müsa
(radıyallâhu anhümâ)'ya yazdığı mektubu okudum, diyordu ki: "Emmâ ba'd! Bilesin
bana deve katranı gibi siyah, sert bir şarap taşıyan bir kervan Şam'dan geldi.
Ben onlara bunun kaynatılarak ne kadarının buharlaştırılacağını sordum. Bana
üçte ikisi uçuncaya kadar kaynatacaklarını söylediler, yani pis olan üçte ikisi
gidiyor. Şöyle ki üçte biri pis kokulu kısım, üçte biri bozuk kısım (geriye
kalan üçte bir temiz kısım kalıyor). Sen yanındakilere, emret, bu kalan üçte
biri içsinler."
Nesâi, Eşribe 53, (8, 328-330).
2266 - Yine Nesâî'nin bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Abdullah İbnu Yezîd
el-Hutamî demiştir ki: "Hz. Ömer (radıyallâhu anh) bize şunu yazdı: "Emmâ ba'd:
Şarabınızı ondaki şeytanın hissesi gidinceye kadar kaynatın. Zîra onda şeytanın
iki, sizin de bir hisseniz vardır."
Nesâî, Eşribe 53, (8, 329).
2267 - Hz. İbnu Abbas (radıyallâhu anhümâ)'ın anlattığına göre, bir adam
kendisine şıradan sual etti. İbnu Abbâs: "Taze oldukça iç" dedi. Adam: "Ben onu
kaynatıyorum, ancak yine de içimde bir şüphe var" deyince, İbnu Abbâs: "Yani sen
onu kaynatmadan önce içiyor muydun?" diye sordu. Adam: "Hayır!" dedi. İbnu
Abbâs:
"Ateş, haram olan hiçbirşeyi helâl kılmaz!" dedi."
Nesâî, Eşribe 54, (8, 331).
HARAM VE HELAL OLAN KAPLAR
2268 - İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu
vesselam), çömlekte, kabak ve ziftli kaplarda yapılan nebizi(n içilmesini)
yasakladı."
Müslim, Eşribe 48, (1997); Muvatta, Eşribe 5, (2, 843); Ebü Dâvud, Eşribe 7,
(3690, 3691); Tirmizî, Eşribe 4, (1868, 1869); Nesâî, Eşribe 28, 33, 36, (8,
303, 306, 308).
2269 - Müslim'in bir rivayetinde şöyle denmiştir: "(Resülullah) hantemi
yasakladı, bu (topraktan mamul her çeşit) küptür. Dübbâ'yı yasakladı. Bu su
kabağıdır. müzeffet'i yasakladı, bu ziftlenmiş kaptır. Nakr'i yasakladı, bu
kabuğu soyulup, içi oyulmuş hurma ağacıdır. Efendimiz, şırayı tuluklarda
kurmamızı emretti."
Müslim, Eşribe 57, (1997).
2270 - Hz. Büreyde (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu
vesselam) buyurdular ki: "Ben size kapları yasaklamış, sadece deri kaplardan
(nebiz) içmenizi söylemiştim. Artık her kaptan içebilirsiniz, yeter ki, sarhoş
edici içmeyin."
Müslim, Eşribe 64, 65, 66; Ebü Dâvud, Eşribe 7, (3698); Tirmizî, Eşribe 6,
(1870); Nesâî, Eşribe 40, 48.
BAZI İLAVELER
2271 - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu
vesselam) hamr'dan sirke yapmayı yasakladı."
Müslim, Eşribe 11, (1983); Tirmizî, Büyü 59, (1294).
2272 - Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah
(aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: "Miraca çıkarıldığım gece bana iki kadeh
getiriIdi, birinde şarap diğerinde de süt vardı. Ben sütü aldım. Melek: "Seni
fıtrata irşad eden Allah'a hamd olsun. Eğer şarabı alsaydın ümmetin azmıştı"
dedi."
Nesâî, Eşribe 41, (8, 312); Buhârî, Eşribe 1; Müslim, İman 272, (168).
2273 - Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Resülullah'a içeceklerin en
iyisi hangisi?" diye sorulmuştur.
"Soğuk olan tatlı!" diye cevap verdi."
Tirmizî, Eşribe 21, (1897).