Ana Menü
İstanbul ve Anadolu Evliyaları

ŞAHİDİ İBRAHİM DEDE HAZRETLERİ
 

Mevleviyye tarikatının büyüklerinden arif bir zat olup, Muğlalıdır.

 Zahir ve bâtın ilimlerim tahsilden sonra Afyonkarahisar'da Sultan Divanı Hazretleri'nin dergahına yüz sürerek Mevlana Hazretleri'nin feyzine mazhar olmuştur.

 "Şahidî" adıyla anılan Farsça manzum lügati meşhur ve muteber olduğu gibi, Türkçe ve Farsça divanlarıyla, Mesnevi tarzında "Gülşen-i Esrar, Gülşen-i Tevhid, Gülşen-i Vahdet" adlarındaki manzumeleri de irfan sahipleri katında makbul ve meşhurdur.

Gülistan üzerine de bir şerhi vardır.

Hicri 957 yılında vefat ederek Muğla'da, şeyhlik görevini ifa ettiği dergâha defnolunmuştur.

Bir nüshası Muğla Kütüphanesi'nde bulunan “Gülşen-i Vahdet”in marifet faslından bir deyiş:

 Görünen eşyay-ı zahir ser be-ser.

 Mazhar-ı dîdar-ı Hak'tır ey beşer.

Cümle hayvan ve nebat ve hem cemad.

Arif’e mir'at-ı Hak'tır yâ ibâd.

Şu fena surette Hak'tır görünen,

Hem münezzehtir fenadan zü'l-menen.

 Cümle âlem birden olmuştur ayan.

Gayri yoktur yine o birdir heman.

Mumu gör kim nahl idüptür nahl-i bend

Kıldı mumu nice renk ve şekl-i çend.

 Kıldı üstad anda zahir çok soru,

 Ta temaşa ide her ehl-i hüner.

Yüce Allah sırrını Mukaddes ve Mübarek kılsın.

 

Geri Dön