Ana Menü
DİNİ KISSALAR
Allah Diyen Kalp

Bir gün Hoca vaazında:  “Bismillah diyerek yürürseniz, suyun üzerinden batmadan geçebilirsiniz.” der.

Bu söze inanan bir köylü, artık köprü yerine nehirden geçmektedir. Bir gün hocayı evine davet eder.
 

Allah Rızası İçin

Ebû Hafs-ı Haddâd, Ebû Bekr-i Şiblî'nin evinde kırk gün misâfir kaldı. Çeşit çeşit yemeklerini yedi. Ayrılıp giderken yanına vardığında: "Ey Şiblî! Eğer yolun Nişâbur'a uğrarsa, yanıma gel! Misâfirperverlik nasıl oluyormuş, sana öğretirim." dedi.
 

Kalbine Diken Batmış Gibi

Mâlik bin Dinar, o eşi bulunmaz inci, bir gün Fatiha Sûresini okuyordu. Sıra; ” İyyâke na’budu ve iyyâke nestein / Yalnız sana ibadet (kulluk) ederiz, yalnız Sen’den yardım isteriz.” âyetine gelmişti.  Kalbine diken batmış gibi titredi ve hıçkıra hıçkıra ağladı.
 

Namaza Gelenin Farkı

Harun Reşid, bir Ramazan günü Behlül-ü Danâ hazretleri'ne, akşam namazında camiye gitmesini ve namaza gelen herkesi iftara davet etmesini söyledi. Akşam oldu, namaz kılındı, namazdan sonra Behlül-ü Danâ hazretleri 5-10 kişilik bir grupla çıka geldi.


Üç Soru Üç Cevap

Genç bir delikanlı senelerce yurt dışında okuduktan sonra vatanına ateist olarak geri döner. Üç sorusuna hiç kimse cevap veremediğinden dolayı canı gayet sıkıntılıdır. Ebeveyni oğullarına yardım etmek niyetiyle büyük ilim sahibi olan köyün hocasına götürürler.  Hoca ve delikanlının arasında geçen dialog şöyle devam eder.