Ana Menü
Kur'an-ı Kerim'in Taşıdığı Gerçekler
Kur'an-ı Kerim'in Taşıdığı Gerçekler

Kur'anın insanlara bildirdiği emirler ve yasaklar, açıkladığı hikmet ve gerçekler pek çoktur.

 Bunlar temel olarak inançlara, ibadetlere, muamelâta, ahlâka, Allah'ın yüce kudretini gösteren üstün san'at eserlerine, ibret alınacak olaylara ve diğer şeylere aittir.

Bunları şu şekilde özetleyebiliriz:

Kur'an-ı Kerim, insanlara Yüce Allah'ın varlığını, birliğini, büyüklüğünü, hikmetlerini ve kudsiyetini bildirir.

Öyle ki, felsefî görüşlere sahib olanların parlak sözleri onun yanında pek sönük kalır.

Kur'an-ı Kerim, insanları ilim ve irfana, ibretle bakıp düşünmeye çağırır.

Gaflet içinde yaşamaktan insanları engeller.

 İnsanlara, Yüce Allah'ın hikmet ve kudretini gösteren büyük eserlerine bakmalarını öğütler.

Kur'an-ı Kerim, önceki devirlerde insanlara gönderilmiş olan peygamberlerin bir kısmı ile ilgili bilgi verir.

Yüksek görevlerini nasıl başardıklarını ve bu görevler uğrunda ne kadar zorluklara katlandıklarını bildirir. Bütün insanların son peygambere uymalarını emreder.

Kur'an-ı Kerim, geçmiş ümmetlere ait ders alınacak en büyük ibret sahnelerini ve tarihî olayları bildirir.

 İnsanları bunlardan ibret almaya çağırır.

 Peygamberlere karşı çıkıp isyan eden günahkâr kavimlerin çok korkunç akıbetlerini haber verir.

Kur'an-ı Kerim, insanlara daima uyanık bir ruha sahib olmalarını ve Hak'dan gafil bulunmamalarını emreder.

Nefislerin arzularına uyarak din ve faziletten yoksun kalmamalarını öğütler.

Dünyanın maddî yarar ve zevklerine dalıp da, manevî hazlardan ve âhiret nimetlerinden mahrum kalmanın büyük bir felâket olacağını bildirir.

Kur'an-ı Kerim, müslümanlara, dinlerine sımsıkı sarılmalarını ve daima hakkı savunmalarını öğütler.

Düşmanlarına karşı da, daima kuvvetli bulunmalarını, her türlü korunma vasıtalarını hazırlamak için çalışmalarını hatırlatır.

Gerektiği zaman savaş meydanlarına atılmalarını, din ve namuslarını, yurdlarını, maddî ve manevî varlıklarını hem canları hem de malları ile korumalarını emreder.

Kur'an-ı Kerim, medenî ve sosyal hayatın bir düzen ve huzur içinde yürümesi için gereken esasları ve kuralları bildirir.

 İnsanların birtakım hak ve görevleri korumalarını ve gözetmelerini ister.

Kur'an-ı Kerim, hem şahıslara, hem de cemiyetlere, selâmet içinde kalmaları için adaleti, doğruluğu, alçak gönüllü olmayı, sevgiyi, merhameti, iyilik etmeyi, bağışlamayı, edeb gözetmeyi, eşitliği ve bu gibi yüksek huyları tavsiye eder.

 İnsanları zulümden, hainlik etmekten, büyüklenmekten, cimrilikten, intikam duygularından, katı yürekli olmaktan, çirkin söz ve işlerden, zararlı olan içki ve yiyeceklerden alıkoyar.

 Yapılması, yenip içilmesi helal veya haram olan şeyleri bildirir.

Kur'an-ı Kerim, Yüce Allah'ın bu âlem için koymuş olduğu tabiî kanunları hiç kimsenin değiştiremeyeceğini anlatır.

 Herkesin bu kanunlara göre davranışlarını ayarlamaları gereğine işaret eder.

 İnsanlara, çalışmalarının meyvesinden başka bir şey elde edemeyeceklerini hatırlatır.

 İnsanları çalışıp çabalamaya teşvik eder.

Kur'an-ı Kerim, Yüce Allah'ın:

"Yapınız Yapmayınız"

diye emirlerini ve yasaklarını benimseyip gereğince hareket eden müminler için verilecek dünya ve âhiret nimetlerini ve elde edecekleri başarıları müjdeler.

 İman etmeyenlere de hazırlanmış bulunan kötü akıbetleri, Cehennemin azab şekillerini hatırlatır.

Kur'an-ı Kerim, bütün bu açıklamaları ile insanları, yaratılışlarındaki yüksek gayeden haberdar ederek ona iletmek ister.

Sonuç

Kur'an'ın ifadesi bir mucizedir.

Bu gibi daha nice hikmet ve gerçekleri içinde toplamıştır.

İnsanlık âlemi ne kadar yükselirse yükselsin, hiç bir zaman Kur'an'ın yüksek talimatı dışında kalamaz.

 Kur'an'ın talimatına (gösterdiği prensiplere) aykırı davranışlar ise, aslında yükselme değil, bir alçalmadır.


 Geri Dön